Arşiv : Ocak 2008

thunderbird_firefox.jpgMozilla Firefox‘un başarısının ardından ne yazık ki Thunderbird de aynı oranda geliştirici kaybetti ve biraz ilgiden yoksun kaldı. Geçen zaman içindeki ana geliştiricilerden bazılarının çıkması da işi daha kötü yapmıştı. Bu yüzden Mozilla Şirketi Thunderbird’ü tarihin gömülü sayfalarına göndermemek için yeni bir şirket kurdu ve sadece Thunderbird ile ilgilenmeleri için talimatta bulunmuştu. Bu yeni şirket’in adı “MailCo” oldu ve şirketin başına da eski ActiveState çalışanı David Ascher getirildi. David Ascher’in bu yeni görevindeki misyonu sadece yeni geliştiriciler bulup Thunderbird’ü daha iyi hale getirmek değil, aynı zamanda daha iyi bir ticari plan kurup kendi ayakları üzerinde durabilmektir.

Thunderbird’ün çok kullanılmamasının sebebi ise eksik bir ajanda özelliği ve işini görmeyen bir arama özelliği katmanıdır. Maalesef bu iki özelliğin olmaması yüzünden kullanıcıların çoğu başka alternatiflere yöneliyorlar, örneğin Windows cephesinde Outlook, Linux cephesinde ise Kontact + Kmail ikilisi, Evolution gibi. Ayrıca Google Calendar + Gmail gibi ikililerin de gelişmesi ve iyi özellikleri sunması Thunderbird’e eskisi kadar ihtiyaç duyulmadığını gösteriyor.

David Ascher yeni kurulan firma sayesinde bu eksiklikleri giderek Thunderbird’ün eski ününe kavuşacağına inanıyor. Ayrıca kodların tümden optimize edilmesi ve düzenlenmesinin gerektiğine inanıyor. Thunderbird 3‘de Lightning üzerine kurulmuş bir ajanda olacağını ve daha gelişmiş arama özelliğinin bulunacağını da belirtiyor. Thunderbird 3′de beklenen yeni özellikler bir Wiki sayfasında da yer alıyor.

Daha fazla bilgi için kendisi tarafından ele alınan ve mail-listelerine yollanmış bir e-posta’yı okuyabilirsiniz.

Bana göre Thunderbird’ün eskisi kadar kullanılmamasının iki tane ana sebebi var. Bunlardan ilki şüphesiz Web 2.0 furyası ile gelen her şeyi ‘çevrimiçi’ yapabilme kapasitesi ve ikincisi olarak da Mozilla şirketinin tüm dikkatini Firefox’a vermesidir. Daha önce bahsettiğimiz Mozilla Prism’de de görüldüğü gibi Gmail + Prism ikilisi ile enfes şekilde işleyen bir hayali ‘masaüstü e-posta istemcisi’ kurabiliyoruz. Önümüzdeki aylarda Thunderbird ile olan gelişmeleri yakından takip etmek lazım. Umarım Thunderbird’ün gelişmesi Firefox’un başarası ile ters orantılı olacak şekilde gelişmez.

Kaynaklar: [1],[2]

Popularity: 8% | 596 kez okundu

ulak.jpgBir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde..
Biz, Dede Korkut’un hikâyeler yazdığı, bunların zaman akıp gittikçe masallaştığı, dilden dile dolaştığı, uyumadan önce büyüklerimizden masallar dinleyen, rüyalarımızda bu masalların kahramanlarına dönüşen bir milletin çocuklarıyız. Binbir gece masallarının büyüsüne kapılmış, Adile Teyze’nin şirin sesinden yine masallar dinlemiş ve izlemişizdir. Kısacası biz masalları seven bir milletiz. Hal böyle olunca masalsı filmler veya böyle bir hikâyeyi barındıranlar her zaman ilgimizi çekmiştir.

Çağan Irmak genç nesil yönetmenlerimizden. Birçoğumuz onu Asmalı Konak dizisinden biliriz, tanımasak da. İsmi hep dolaşmıştır satır aralarında. Daha sonra yazıp yönettiği Mustafa Hakkında Herşey filmi ile umut vadettiğini herkese göstermişti. Farklı bir çizgisi vardı. Ancak su götürmez bir gerçektir ki Türkiye çoğunlukla kendisini Babam ve Oğlum filmi ile tanıdı. Yediden yetmişe herkesin beğendiği, etkisinden uzun süre kurtulamadığı, izleyenlerin çoğunu göz yaşlarına boğan, bizim içimizden bir hikâyeydi bu film. Eski Yeşilçam filmlerini unuttuğumuz günlerde bıçak gibi kesti sinema sektörünü ve öyle sade, basit, tanıdık bir hikâye , öyle güzel örülmüş, kendisi için öyle güzel bir oyuncu kadrosu seçilmiş, öyle güzel müzikler kullanılmıştı ki herkesin beğenisini kazanmıştı. Elbette bu sıraladıklarım haricinde Çağan Irmak filmi o kadar güzel yönetmiş, öyle can alıcı sahnelere imza atmıştı ki, bu sahneler filmi farklı kılan niteliklerin başında gelmişti. Herkesin belleğine hem bu filmi hem de kendi ismini uzun süre silinmeyecek bir şekilde kazımıştı. Bu büyük bir avantaj olsa da diğer taraftan bakıldığında bir dezavantajdır. Zira seyircinin beklentisi bir sonraki filmde hep bu düzeyde olacak, bu yeni filmi her zaman Babam ve Oğlum filmiyle kıyaslayacaktır. Kaldı ki öyle de oldu. Çağan Irmakın yeni filmi olan Ulakın yorumlarına bakacak olursanız birçok izleyici bu hataya düşmüş durumda.


Yazının devamını okuyun »

Popularity: 7% | 603 kez okundu

tmbamerican_gangster.jpgFilm eleştiri ve incelemelerini çok takdir ettiğim, değer verdiğim birisi; “The Untouchables - Dokunulmayanlar‘dan bu yana böylesine güzel gangster filmi izlememiştim” mealinde bir şeyler söylemişti. Bu cümle filme gitmem için yetti de arttı bile. Sinema çıkışında ne kadar da haklıymış dedim kendi kendime. Üstüne ben de “Blow‘dan beri uyuşturucu konusunda bu kadar güzel bir başka film izlememiştim” diye düşündüm. Hemen yazının başında söyleyeyim, neresinden bakarsanız bakın Amerikan Gangsteri muazzam güzellikte bir film. Her şeyden önce gerçek bir hikâyeye dayanmakta ve filme konu olan karakterler hâlâ hayattalar. Kaldı ki filmde geçen hikâye öyle böyle değil, ciddi anlamda Amerika tarihinde yer etmiş bir hadise. Nedense böyle gerçek ve etkili hikâyeler sinemaya güzel aktarılmakta. Örnek vermek gerekirse az önce bahsini ettiğim Blow yine Amerika tarihinde uyuşturucu konusunda harikalar! yapmış bir şahsiyetten bahsediyordu ve son derece güzel bir filmdi. Yine bir başka gerçek hikâye olan Zodiac filmi de insanı alıp götürüyordu o devrin yıllarına ve yaşananlara. Farklı bir coğrafyadan örnek vermek gerekirse, Kore’ye uzanıp Memories of Murders filimine bakarsak insan aynı hazzı hissediyordu ve filmin kapanışı çok anlamlıydı. Hatta diyebilirim ki bu türdeki filmler arasında en doğal ancak en etkili kapanış kendisine aittir zannımca. Evet ne demiştik, The Untouchables’dan beri izlenebilecek en güzel gangster filmi Amerikan Gangsteri olsa gerek. Hemen buradan Brian De Palma‘ya bir selam çakıp, filmin afişinin yine bir De Palma filmi olan Scarface‘e ne kadar benzediğini fark ettirerek geçelim yorumlamaya. Her zamanki gibi hatırlatayım, filmleri izlemeden önce ’spoiler’ istemeyenler yazıyı okumasınlar.


Yazının devamını okuyun »

Popularity: 8% | 545 kez okundu

Mürekkep Üzerindeki Diğer Yazılar

Lapis Linux kararlı sürüme yaklaşıyor.


Hakkında

Mürekkep.Org turuncu tonlarında ve kahve tadında bir internet güncesidir. "İnternet Yaşam Rehberi" olarak sunduğumuz sitemizde, ağırlıklı olarak açık kaynak dünyası, linux, web 2.0 ve yeni nesil internet teknolojilerinden bahsedilmektedir.

Daha detaylı bilgi için

Tavsiye Siteler

  • Wikipedia TR
  • Acemi Blogcu
  • Lapis Günlük
  • Kibrit-i Ahmer
  • Yakuter
  • Blog Kardeşliği
  • Altı Üstü Tasarım
  • Heartsmagic
  • Internet Takip Rehberi
  • Günlük Haftalık Aylık
  • Güncel Arşivler

    Tüm arşivi görüntüleyin

    Lisans

    Creative Commons Share Alike 3.0 License ile lisanslanmış olan Mürekkep - İnternet Yaşam Rehberiniz, Wordpress ile güçlendirilmiştir ve hosting için Dreamhost önerir.