Bugün Ubuntu 8.04‘ün yeni alpha sürümü çıktı. Henüz stabil olmayan bu sürümde bir çok yenilik dikkatimi çekti. Eğer herhangi bir sorununuz yoksa ve bazı şeyleri göze alıyorsanız kurmanızda fayda var, onun dışında kararlı bir sürüm olmadığını belirtmekte fayda var. Çünkü Ubuntu’nun alpha sürümleri her ne kadar beraberinde yenilikler getirse de bazen çok kararsız olabiliyorlar. Nihai sürüm Nisan ayında çıkacaktır. Gelelim Ubuntu 8.04 Hardy Heron Alpha 4‘deki yeniliklere:
- Bu sürümde Xorg‘ün son sürümü olan 7.3 numaralı sürüm de dahil. Yeni Xorg otomatik olarak sizin tüm çevre birimlerini ayarlıyor ve hiç bir şey yapmanıza gerek kalmıyor. Bu son sürümde çevre birimlerini çok daha iyi tanıyabiliyor(Örneğin otomatik olarak Laptop ekran kartlarını ayarlayıp gerekli çözünürlüğe getirmek gibi)
- Alpha 4‘de Linux çekirdeğin son sürümü olan 2.6.24-rc8 de dahil. Yeni çekirdek demek yeni yenilikler ve daha kararlı bir sistem demektir. Ayrıca Amd64 işlemcilerinde dynticks sayesinde tıpkı diğer bilgisayarlardaki gibi güç tüketimi konusunda iyileştirmeler vardır.
- Ayrıca Ubuntu 8.04 Alpha 4‘de PulseAudio öntanımlı olarak etkinleştirilmiş bir şekilde geliyor. Peki PulseAudio nedir ? PulseAudio bir ses sunucusu. Bu ses sunucusu basitce ses uygulamaları için proxy işlemini görüyor. Bu da size daha gelişmiş ayarlar imkanı sunuyor. Örneğin bir başka makineden başka bir makine’ye ses aktarımı, sample format’ı dilediğince değiştirme ya da her uygulama için özel bir ses seviyesi belirlemek gibi. PulseAudio’nun özelliklerinden biri de Linux,Solaris,FreeBSD,Windows,.. gibi bir çok işletim sisteminde çalışmasıdır.
- Alpha 4′deki başka bir yenilik ise PolicyKit‘dir. Nedir efendim bu PolicyKit peki ? PolicyKit size kısaca bazı uygulamaları daha değişik yetkilerle kullanımına izin veriyor. Bildiğimiz Sudo uygulaması gibi. Fakat bundaki önemli fark ise kullanıcıyıa sudo’daki gibi tüm root yetkilerini vermek yerine sadece bir kısım haklar vermektir. Sudo’da kullanıcı tamamen root hakları ile herşeyi yapabiliyordu, fakat PolicyKit ile bunu yapamayacak(Biz nasıl ayarlaydıysak artık). Daha güvenli olmuş oluyor bir nevi.
- Ubuntu 8.04 Alpha 4‘de yeni uygulamalar da boy göstermiyor değil. Bunlardan en önemlisi Firefox 3 Beta 2‘dir. Bu Firefox sürümü bize çok daha iyi bir arayüz getiriyor. GTK’ kütüphanelerini de kullandığı için diğer GTK uygulamalarına benziyor. Artık sanki başka bir işletim sisteminin programıymış gibi bize yabancı gelmeyecektir. Nasıl göründüğünü merak ediyorsanız Fox and Penguin adlı yazıya bakmanızı tavsiye ederim Onun dışında tipik Firefox yenilikleri de geliyor ki, o da apayrı bir konu.
- Torrent için artık adam akıllı bir uygulama da gelmiş bulunmakta bu son sürümde. Eski, işlevsiz ve çirkin arayüzlü Gnome BitTorrent(kusura bakmayın ama cidden öyleydi) yerine bir çok işletim sisteminde çalışan, minimalist bir program olan Transmission geliyor.
- Yeni uygulamalar arasında Vinagre VNC istemcisi de öntanımlı olarak geliyor. Daha önceki xvnc4viewer uygulamasının yerine kullanılacaktır. Vinagre VNC sayesinde bir den çok sanal makineyi aynı bilgisayar’da kullanabileceksinz, başka VNC sunucularını Avahi sayesinde bulabileceksiniz ve sık takip ediğiniz bu bağlantıları takip edebileceksiniz.(En üsteki resim aslında Vinagre ile çalıştırılan bir Ubuntu 8.04 resmidir.)
- Bitmedi, Brasero da bundan sonra Nautilus’a ilaveten yeni bir cd/dvd yazma programı olacaktır. Mono ile yazılan bu uygulama daha önceki Serpentine uygulamasının yerini alacaktır.Bunların dışında GVFS, GnomeVFS‘in yerini almıştır. Gnome System Monitor uygulamasında da iyileştirmeler mevcut. Ayrıca ufw adında konsol’dan çalıştırılabilen bir Firefwall da mevcut bu yeni sürümde.
Gördüğünüz gibi bir sürü yeni özellik yeni sürümde gelmiş bulunmakta. İlgilenenler Ubuntu sunucularından son sürümü indirebilirler.
Popularity: 9% | 1,253 kez okundu
Günümüzün en iyi web mail servislerden biri olan Gmail şüphesiz bir çok özelliğiyle kendisini bize aşık ettirmeyi biliyor. Ben dahil çevremdeki bir çok insan bu servisi severek kullanıyor. Gelecekte bir zamana gidelim ve hep beraber bir sabah kalktığımızda Gmail hesabımızın kapatıldığını düşünelim. Anında web dünyasından kopmuş oluruz (bazılarımız için). Peki neden kapatılmış olabilir? Digital İnspiration sitesi bir kaç nedeni açıklamış, bunlar kısaca şu şekilde:
- Eğer Gmail’inizi Pop veya IMAP üzerinden erişiyorsanız, aynı anda sadece 100 kişiye mesaj atabiliyorsunuz. Bu sayıyı aşarsanız hesabınız kapatılır ve “550 5.4.5 Daily sending quota exceeded.” hatası ile karşılaşırsınız
- Gmail’inizi tarayıcı üzerinden kullanıyorsanız, yani Firefox, IE gibi o zaman aynı anda 500 kişiye birden mesaj yollamanız mümkün olmayabilir. Eğer bir kişiyi daha eklerseniz, hesabınız muhtemelen kapatılacaktır (24-72 saat) ve şu hatayla karşılaşacaksınız: “Gmail Lockdown in Secton 4″
- Her zaman göndereceğiniz mail adreslerini iki kere kontrol etmekte yarar vardır. Eğer mail adresinde bozuk karakterler varsa ya da aşırı uzun ise hesabınız yine kapatılabilir.
- Bu son uyarı belki doğru olmayabilir, önemsiz de sayılabilir. Eğer Gmail hesabınızı 9 ay içinde kullanmadıysanız muhtemelen hesabınız yine kapatılacaktır ve içindeki tüm mail’ler silinecektir. Bu sefer mail adresiniz yeni hesap alımlarında da müsait olacaktır.
Gördüğünüz gibi istemeden bile bazı sorunlara neden olabiliriz. Bunların hiçbirini Gmail’in daha önce söylediğini ya da belirtiğini hatırlamıyorum. Fakat yine de dikkat etmekte yarar var.
Popularity: 8% | 709 kez okundu
Mozilla Firefox‘un başarısının ardından ne yazık ki Thunderbird de aynı oranda geliştirici kaybetti ve biraz ilgiden yoksun kaldı. Geçen zaman içindeki ana geliştiricilerden bazılarının çıkması da işi daha kötü yapmıştı. Bu yüzden Mozilla Şirketi Thunderbird’ü tarihin gömülü sayfalarına göndermemek için yeni bir şirket kurdu ve sadece Thunderbird ile ilgilenmeleri için talimatta bulunmuştu. Bu yeni şirket’in adı “MailCo” oldu ve şirketin başına da eski ActiveState çalışanı David Ascher getirildi. David Ascher’in bu yeni görevindeki misyonu sadece yeni geliştiriciler bulup Thunderbird’ü daha iyi hale getirmek değil, aynı zamanda daha iyi bir ticari plan kurup kendi ayakları üzerinde durabilmektir.
Thunderbird’ün çok kullanılmamasının sebebi ise eksik bir ajanda özelliği ve işini görmeyen bir arama özelliği katmanıdır. Maalesef bu iki özelliğin olmaması yüzünden kullanıcıların çoğu başka alternatiflere yöneliyorlar, örneğin Windows cephesinde Outlook, Linux cephesinde ise Kontact + Kmail ikilisi, Evolution gibi. Ayrıca Google Calendar + Gmail gibi ikililerin de gelişmesi ve iyi özellikleri sunması Thunderbird’e eskisi kadar ihtiyaç duyulmadığını gösteriyor.
David Ascher yeni kurulan firma sayesinde bu eksiklikleri giderek Thunderbird’ün eski ününe kavuşacağına inanıyor. Ayrıca kodların tümden optimize edilmesi ve düzenlenmesinin gerektiğine inanıyor. Thunderbird 3‘de Lightning üzerine kurulmuş bir ajanda olacağını ve daha gelişmiş arama özelliğinin bulunacağını da belirtiyor. Thunderbird 3′de beklenen yeni özellikler bir Wiki sayfasında da yer alıyor.
Daha fazla bilgi için kendisi tarafından ele alınan ve mail-listelerine yollanmış bir e-posta’yı okuyabilirsiniz.
Bana göre Thunderbird’ün eskisi kadar kullanılmamasının iki tane ana sebebi var. Bunlardan ilki şüphesiz Web 2.0 furyası ile gelen her şeyi ‘çevrimiçi’ yapabilme kapasitesi ve ikincisi olarak da Mozilla şirketinin tüm dikkatini Firefox’a vermesidir. Daha önce bahsettiğimiz Mozilla Prism’de de görüldüğü gibi Gmail + Prism ikilisi ile enfes şekilde işleyen bir hayali ‘masaüstü e-posta istemcisi’ kurabiliyoruz. Önümüzdeki aylarda Thunderbird ile olan gelişmeleri yakından takip etmek lazım. Umarım Thunderbird’ün gelişmesi Firefox’un başarası ile ters orantılı olacak şekilde gelişmez.
Popularity: 8% | 639 kez okundu




