Şu anda gezdiğiniz etiket ubuntu.
3 yılın üzerindeki gnu/linux serüvenimde artık farklı bir boyuta girmiş bulunmaktayım. Gnu/Linux işletim sistemini ilk kullanmaya karar verdiğimde, elimden geldiği kadarı ile mevcut dağıtımları deneyip, Gentoo Linux üzerinde karar kılmış ve son 2,5 yılımı tek işletim sistemim, Gentoo’m üzerinde geçirmiştim.
Gentoo Linux, tüm ayar dosyaları kullanıcı tarafından kurulum esnasında oluşturulduğu için Slackware, Arch Linux gibi kişisel ve esnek bir işletim sistemi sunuyor. Bununla beraber paket yöneticisinin yapısından dolayı, kurulan programların kaynak kodları ile kurulan bilgisayarın mimarisine uygun olarak derlendiği için, esneklik özelliğini performans ile birleştiriyor. Ayrıca paket yöneticisinin genişliği yüzünden, kullanıcılar, kurmak istedikleri programlar için dışarıdan pek kaynak aramak zorunda kalmıyor. Tabi paket yöneticisi ile her kurulan program derlendiği için program kurmak biraz uzun sürebiliyor. Gentoo kullanıcıları ve dökümantasyonu ise internet üzerindeki en başarılı kaynaklardan bir tanesi.
2,5 yıl boyunca Gentoo kullandıktan sonra artık, gnu/linux sisteminin nasıl işlediğini temel olarak öğrendiğime inandığım ve gnu/linux dünyasının son kullanıcılara sunduğu kolaylıklar alemine çok özendiğim için 2 hafta önce radikal bir karar alarak, hem iş yerimdeki hem de evimdeki sistemlerin tamamını Ubuntu’ya çevirdim. 3 bilgisayardan 1 tanesini sunucu, diğer iki tanesini ise gündelik kullanım için kullanıyorum ve henüz hiç bir sıkıntı yaşamadım.
Öncelikle geçiş süreci tamamen pürüssüz oldu, masa üstü ortamı olarak Gnome bağımlısı olduğum için, ubuntu’da da gnome kullanmaya devam ediyorum. Program tercihlerimi de değiştirmediğim için, ev dizinlerimin ilgili dosyalarını kopyalama işlemi (yaklaşık 4dk) ve ubuntu’nun kurulum (19dk) ve güncelleme (yaklaşık 1 saat) işlemleri tamamlandığında, farklı bir dağıtımda fakat aynı masaüstü ile karşı karşıya kaldım :)
Öncelikle ubuntu 710, gnu/linux işletim sistemini farklı bir boyuta geçirmiş. Dizüstü bilgisayarımın uzaktan kumandasını otomatik olarak tanıdı, tüm programlar ile uyumlu hale otomatik olarak getirdi, sürücülerimi eksiksiz ve sorunsuz olarak tanıdı. Gentoo’da kullandığım eposta istemcisi olan Claws-Mail ‘in aslında gnome ile ne kadar içli dışlı ve başarılı çalıştığını Ubuntu’da keşfettim.
Tek sıkıntım, resmi paket deposunda bazı programlar (transmission, liferea, vs…) biraz eski kalmış. Onları da www.getdeb.net adresinden indirip kurdum. (serkan`c ‘ye sonsuz teşekkürler :) )
Ubuntu’yu bugüne kadar etrafımdakilere anlatırken hep son kullanıcılara yönelik olduğunu söylüyordum ancak artık anladım ki, zor kurulan / kullanılan bir dağıtım tercihi yapmak öyle pek fazla bilgi / becerinin kanıtı değilmiş.
Son olarak da, geçiş yapmayı düşündüğüm fakat deneyip memnun kalmadığım dağıtımları listeleyeyim:
Pardus: çok başarılı bir sistem ve çok severek izliyorum ancak KDE masaüstü insanı olmadığım için görmezden geldim.
Fedora Core 8: bu işletim sisteminin varlık sebebini bile çözebilmiş değilim, şiddetle kaçınılması gerek :)
openSuSE: şiddetli olarak düşündüğüm sistemlerden bir tanesi, ancak paket yöneticisi yüzünden tercih edemedim.
Popularity: 7% | 663 kez okundu
Bugün Ubuntu 8.04‘ün yeni alpha sürümü çıktı. Henüz stabil olmayan bu sürümde bir çok yenilik dikkatimi çekti. Eğer herhangi bir sorununuz yoksa ve bazı şeyleri göze alıyorsanız kurmanızda fayda var, onun dışında kararlı bir sürüm olmadığını belirtmekte fayda var. Çünkü Ubuntu’nun alpha sürümleri her ne kadar beraberinde yenilikler getirse de bazen çok kararsız olabiliyorlar. Nihai sürüm Nisan ayında çıkacaktır. Gelelim Ubuntu 8.04 Hardy Heron Alpha 4‘deki yeniliklere:
- Bu sürümde Xorg‘ün son sürümü olan 7.3 numaralı sürüm de dahil. Yeni Xorg otomatik olarak sizin tüm çevre birimlerini ayarlıyor ve hiç bir şey yapmanıza gerek kalmıyor. Bu son sürümde çevre birimlerini çok daha iyi tanıyabiliyor(Örneğin otomatik olarak Laptop ekran kartlarını ayarlayıp gerekli çözünürlüğe getirmek gibi)
- Alpha 4‘de Linux çekirdeğin son sürümü olan 2.6.24-rc8 de dahil. Yeni çekirdek demek yeni yenilikler ve daha kararlı bir sistem demektir. Ayrıca Amd64 işlemcilerinde dynticks sayesinde tıpkı diğer bilgisayarlardaki gibi güç tüketimi konusunda iyileştirmeler vardır.
- Ayrıca Ubuntu 8.04 Alpha 4‘de PulseAudio öntanımlı olarak etkinleştirilmiş bir şekilde geliyor. Peki PulseAudio nedir ? PulseAudio bir ses sunucusu. Bu ses sunucusu basitce ses uygulamaları için proxy işlemini görüyor. Bu da size daha gelişmiş ayarlar imkanı sunuyor. Örneğin bir başka makineden başka bir makine’ye ses aktarımı, sample format’ı dilediğince değiştirme ya da her uygulama için özel bir ses seviyesi belirlemek gibi. PulseAudio’nun özelliklerinden biri de Linux,Solaris,FreeBSD,Windows,.. gibi bir çok işletim sisteminde çalışmasıdır.
- Alpha 4′deki başka bir yenilik ise PolicyKit‘dir. Nedir efendim bu PolicyKit peki ? PolicyKit size kısaca bazı uygulamaları daha değişik yetkilerle kullanımına izin veriyor. Bildiğimiz Sudo uygulaması gibi. Fakat bundaki önemli fark ise kullanıcıyıa sudo’daki gibi tüm root yetkilerini vermek yerine sadece bir kısım haklar vermektir. Sudo’da kullanıcı tamamen root hakları ile herşeyi yapabiliyordu, fakat PolicyKit ile bunu yapamayacak(Biz nasıl ayarlaydıysak artık). Daha güvenli olmuş oluyor bir nevi.
- Ubuntu 8.04 Alpha 4‘de yeni uygulamalar da boy göstermiyor değil. Bunlardan en önemlisi Firefox 3 Beta 2‘dir. Bu Firefox sürümü bize çok daha iyi bir arayüz getiriyor. GTK’ kütüphanelerini de kullandığı için diğer GTK uygulamalarına benziyor. Artık sanki başka bir işletim sisteminin programıymış gibi bize yabancı gelmeyecektir. Nasıl göründüğünü merak ediyorsanız Fox and Penguin adlı yazıya bakmanızı tavsiye ederim Onun dışında tipik Firefox yenilikleri de geliyor ki, o da apayrı bir konu.
- Torrent için artık adam akıllı bir uygulama da gelmiş bulunmakta bu son sürümde. Eski, işlevsiz ve çirkin arayüzlü Gnome BitTorrent(kusura bakmayın ama cidden öyleydi) yerine bir çok işletim sisteminde çalışan, minimalist bir program olan Transmission geliyor.
- Yeni uygulamalar arasında Vinagre VNC istemcisi de öntanımlı olarak geliyor. Daha önceki xvnc4viewer uygulamasının yerine kullanılacaktır. Vinagre VNC sayesinde bir den çok sanal makineyi aynı bilgisayar’da kullanabileceksinz, başka VNC sunucularını Avahi sayesinde bulabileceksiniz ve sık takip ediğiniz bu bağlantıları takip edebileceksiniz.(En üsteki resim aslında Vinagre ile çalıştırılan bir Ubuntu 8.04 resmidir.)
- Bitmedi, Brasero da bundan sonra Nautilus’a ilaveten yeni bir cd/dvd yazma programı olacaktır. Mono ile yazılan bu uygulama daha önceki Serpentine uygulamasının yerini alacaktır.Bunların dışında GVFS, GnomeVFS‘in yerini almıştır. Gnome System Monitor uygulamasında da iyileştirmeler mevcut. Ayrıca ufw adında konsol’dan çalıştırılabilen bir Firefwall da mevcut bu yeni sürümde.
Gördüğünüz gibi bir sürü yeni özellik yeni sürümde gelmiş bulunmakta. İlgilenenler Ubuntu sunucularından son sürümü indirebilirler.
Popularity: 9% | 1,238 kez okunduŞimdi muhtemelen zaten sırada 7.10 sürüm ve adı Gutsy Gibbon olan bir [tag]Ubuntu[/tag] var diyeceksiniz. Evet doğru. 18 Ekim 2007 tarihinde bir değişiklik
olmazsa 7.10 Gutsy Gibbon tamamen duyurulmuş olacak. Ubuntu 7.10 Gutsy Gibbon‘ın neler içereceği hakkında daha önce belirli bilgiler aktarmıştık.
Peki Canonical neden 7.10 tam anlamıyla çıkmadan “Ubuntu 8.04 - Hardy Heron” şeklinde bir duyuru yaptı. Öncelikle sonuna bir LTS (Long Term Support) eklemeliyiz. Aslında bu birçok şeyi açıklıyor. Bildiğiniz üzere Ubuntu altı ayda bir yeni sürüm çıkarıyor. Bu döngü içerisindeki sürümlerden bir tanesi ise LTS olarak adlandırılan, uzun dönem desteği sağlayan sürüm oluyor. Bundan önceki LTS sürüm 6.06 sürüm ile Dapper Drake olmuştu. Özetle Ubuntu 8.04 - Hardy Heron, uzun dönem destekli (masaüstü sistemlerinde 3, sunucu sistemlerinde 5 yıl destek) ikinci ubuntu sürümü olacak.
Nisan [tag]2008[/tag]’de duyurulacağı belirtilen Ubuntu 8.04 - Hardy Heron için beyin fırtınası başlamış durumda. Launchpad üzerinden bu ikinci LTS olan sürüm için eklenmesini istediğinizi ya da yapılması gerektiğini düşündüğünüz konuları paylaşabilirsiniz.
Son olarak Heron nedir? Onun için de buraya alalım.
Popularity: 6% | 1,278 kez okundu




