2008 Oscar Ödülleri


Kazananların açıklanmasına saatler kala geç de olsa ufak bir değerlendirmeyle beraber tahminlerimi aktarayım. Akademiyi anlamak ve seçeceklerini tahmin etmek çok güç. Kendileri senelerdir mutlaka bir yerlerde ilginç tercihler yapıyor, böylelikle hiç akıllara gelmeyen sonuçlar çıkabiliyor ortaya. Mesela benim için Tim Burton ve Johnny Depp’in hala heykelcik sahibi olmamaları bile Akademiye içten içe nefret duymama yetiyor da artıyor bile. Bu nedenle yazıda Akademi muhalifliği göreceğinizi anlamışsınızdır.


En İyi Film

Juno:

Adaylar arasında ne aradığını oldukça merak ettiğim, Akademi üyelerinden birini görürsem kendisine soracağım, aklımdaki onlarca soruya bir yenisini katmış bir karar örneği daha. Farklı olmaya çalışan konusu için adaylar arasında alınmış olabilir diye düşünsem bile, ne yazık ki adaylık için yeteri kadar kuvvetli bir ifadeye sahip değil. Adaylık konusu için abartılı konuşmuyor musun diyenlerinizi duyabiliyorum. Cevabım için En İyi Film listesinin sonuna bakınız. Haliyle bu filme Oscar gitme ihtimalini sıfır olarak görmekteyim. Gördüğüm tek artısı baş rolündeki Ellen Page. Gelecek namına bir şeyler vaat ettiğini söyleyebiliriz.

Michael Clayton:

Tony Gilroy imzalı bir film olan Michael Clayton, 2007 senesi içerisinde gösterime giren filmler arasından sıyrılmayı başarsa da şahsım adına Oscar adaylığı için hafif kalmakta. Geleneksel anlatım tarzının az da olsa dışına çıkmaya çalışan film ne yazık ki düşünülen etkiyi seyirci üzerinde bırakamıyor. İzlediğimize pişman olmayacağımız ancak çok uzun süre aklımızda kalmayacak filmler kategorisinde yerini almış durumda. Sonuçta Oscar’ın kendisine gitme ihtimalini Juno gibi sıfır olarak görmekteyim.

There Will Be Blood:

Uzun, ağır, geleneksel, sadece oyunculuğu için dahi izlenebilir bir film olan There Will Be Blood benim açımdan En İyi Film dalında heykelcik alamayacak gibi durmakta. Kendisi bolca göndermelerin olduğu bir film olsa da tek karakter üzerine yoğunlaşarak bunları gerçekleştirdiğinden Akademinin sevdiği gönderme tarzına pek benzemiyor. Eğer bu dalda ödülü alırsa şahsım adına sürpriz olacak.

No Country For Old Men:

İşte bu daldaki en kuvvetli iki adaydan ilki. Tam Akademinin ağız tadında, alttan alttan Amerikan rüyasına göndermelerin olduğu, çöken ahlak anlayışının ihtiyarlar ağzından (Tommy Lee Jones) aktarıldığı bir öz eleştiri filmi! Seçilmesi olası görünse de kendisi kazanan film tahminimin dışında kalıyor, en azından bu kategori için. Akademi bu filmin yönetmenlerine göz kırpıyor gibi geliyor bana.

Atonement:

İşte kazanacağını tahmin ettiğim aday. Güzel ve son derece duygusal kurgusu, akıcı anlatımı, iyi oyunculuğu ile ön plana çıkan Atonement, finali ile de son darbeyi vuruyor. Böylece etkisinin uzun süre hafızalarda kalacağı garantisini de vermiş oluyor. Tek dezavantajı çok genç olan yönetmeni: Joe Wright Genç olması başarısını gölgelemiyor elbette, bilakis daha da artırıyor, zira kendisi 40 yıllık ustalar kıvamında bir film yönetmiş. Özellikle savaş sırasında sahil sahnesi tam bir şaheserdi. Dakikalarca süren bu tek planlık çekim, diyaloğa gerek duymadan çok şey anlatıyordu. Yönetmene şapka çıkartmamak elde değil. Akademi kendisini En İyi Yönetmen adayları arasına almadığından bu filme heykelcik verecekler diye düşünmekteyim. En azından kendimce yakaladığım bir ipucuydu.

Gelelim listeye giremeyen, neden giremediklerini hiç anlamadığım filmlere.

American Gangster:

Ridley Scott ustanın elinden çıkmış, güzel ve eksiksiz örülmüş bir kurguya sahip, geleneksel anlatımın çok uzaklarında gezmeden farklı gibi görünen iki olayı, iki dünyayı başarıyla ortak bir noktada birleştiren, iyi oyunculuklar izlediğimiz bu film nasıl olur da adaylar listesinde olmaz?

Gone Baby Gone:

Sanırım Akademi Ben Affleck’in oyunculuğunu düşünerek listeye almamış bu filmi! Halbuki ne kadarda yanılmışlar. Galiba kendileri filmleri izlemeden listeye almaktalar zira bu filmi izlemiş olsalardı, 40 yıllık ustalara taş çıkartan bu yönetmenliği ve filmin kendisini listeye almamazlık edemezlerdi. En azından Juno ve Michael Clayton’ı listeye alan Akademi bu filmi nasıl görmezden gelir anlamış değilim.

Aslında bu listeye 2-3 film daha eklenebilir, ancak Akademi kendi bildiğini okuyor.

En İyi Erkek Oyuncu

Viggo Mortensen – Eastern Promises
George Clooney – Michael Clayton
Daniel Day-Lewis – There Will Be Blood
Johnny Depp – Sweeney Todd: The Demon Barber
of Fleet Street
Tommy Lee Jones – In the Valley of Elah

Her ne kadar Johnny Depp hayranı olsam da Daniel Day-Lewis’in There Will Be Blood’daki oyunculuğunu, pardon adeta ete-kemiğe bürünmüş halini görünce bu ödülün kendisinden başkasına verilmemesi gerektiğine kendimi çoktan ikna ettim bile. Akademi kendisini, Eastern Promises’da iyi iş çıkartan Viggo Mortensen’i görmezden gelip, artık yaşlandı kendisine heykelcik verelim diye düşünerek ödülü Tommy Lee Jones’a vermezlerse ödül bence Day-Lewis’e gider.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Tom Wilkinson – Michael Clayton
Casey Affleck – The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
Javier Bardem – No Country for Old Men
Hal Holbrook – Into the Wild
Philip Seymour Hoffman – Charlie Wilson’s War

Burada iki aday arasında kalmış durumdayım. Javier Bardem öyle bir psikopat rolü çizmiş ki yıllarca aklımdan çıkacağını sanmam. Bir psikopat ancak bu kadar güzel çizilebilir, insanı kendisine bu kadar izlettirebilir. Öte yandan Casey Affleck rolünü öyle iyi, öyle gerçekçi, öyle etkili oynamış ki insan filmden sonra içten içe hala nefret duymaya devam ediyor. Hal böyle olunca bu iki aday arasında kesin olarak karar veremesem de bence Casey Affleck biraz daha ağır basmakta.

En İyi Kadın Oyuncu

Ellen Page- Juno
Cate Blanchett – Elizabeth: The Golden Age
Julie Christie – Away from Her
Marion Cotillard – La Mome
Laura Linney – The Savages

Artık Cate Blanchett alsın bu ödülü diyenlerinizi duyar gibi olsam da pek ümit etmeyin derim. Marion Cotillard kapar heykelciği.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Tilda Swinton – Michael Clayton
Cate Blanchett – I’m Not There
Ruby Dee – Amerikan Gangster
Saoirse Ronan – Atonement
Amy Ryan – Gone Baby Gone

Eğer Akademinin 13 yaşında bir çocuğa bu ödülü vereceğini bilsem Saoirse Ronan derdim. Atonement’da akıllarda kalan bir oyunculuk sergilemişti, hem de ilk filminde. Ama Akademi ne der ne düşünür pek bilemiyorum.

En İyi Yönetmen

Julian Schnabel- Le Scaphandre et le papillon
Paul Thomas Anderson – There Will Be Blood
Ethan Coen & Joel Coen – No Country For Old Men
Tony Gilroy – Michael Clayton
Jason Reitman – Juno

Evet tahminim odur ki Akademi En İyi Film dalında No Country For Old Men’i es geçip, yönetmenlerine bu hediyeyi verecek.

En İyi Senaryo

Nancy Oliver – Lars and the Real Girl
Brad Bird – Ratatouille
Diablo Cody – Juno
Tony Gilroy – Michael Clayton
Tamara Johnson – The Savages

Akademi Tony Gilroy’u eli boş göndermez ve Michael Clayton’la bu heykelciği kendisine verir.

En İyi Uyarlama

Atonement – Christopher Hampton,
Away from Her – Sarah Polley,
Le Scaphandre et le papillon – Ronald Harwood,
No Country for Old Men – Joel Coen & Ethan Coen,
There Will Be Blood – Paul Thomas Anderson

İşte bu dalda sıkı rakipler var. Ancak sırf tarzından dolayı Le Scaphandre et le papillon heykelciği alır gibi geliyor bana.

En İyi Animasyon

Adayları yazmaya bile gerek yok Ratatouille açık ara alır bu heykelciği.


Be the first to write a comment.

Your feedback