Kemik üzerinden veri transferi


İleride şöyle sohbetlere şahit olursanız şaşırmayın sakın:

Muharrem ağabey, şu kaval kemiğini bir uzatsanda sendeki mp3’leri alıversem.

Cemal, bana bak, uzat bakayım kolunu, son ofis belgelerini ileteceğim sana.

Geçenlerde MIT‘in başardığı kablosuz elektrik (wiTricity) haberlerini çeşitli yerlerde okumuştuk. Kısacası arada fiziksel bir bağlantı olmadan bir ampulü yakmayı başarmışlardı. Şimdi de Newscientisttech sitesinin haberine göre insan iskeletindeki kemikler kullanılarak veri alışverişi mümkün kılınmış. Ya da en azından Houston Rice Üniversitesinden Lin Zhong ve Michael Liebschner’ın hayali ve planladıkları şey tam olarak bu. Tam olarak düşünceleri şu; insan kemikleri üzerinden giyilebilen elektronik araçlar ve tıbbi iplantlara veri göndererek bu aygıtların kontrolünü güvenli bir şekilde sağlamak. Halihazırda radyo sinyalleri bu iş için kullanılmakta ancak çok güvenilir değil. Bunun bir iki sebebi var. Öncelikle kablosuz veri taşıma olayı, bu radyo sinyallerinde parazit yapabiliyorlar. Bu da tibbi implantlarda son derece tehike arz edebiliyor. Bir diğer sebebi de kötü niyetli birilerinin sadece bir anten kullanarak bu şekildeki veri taşımayı kırabilmesi. Bu gibi dezavantajlardan dolayı Rice takımı bir başka yöntem araştırmaya koyulmuşlar ve ses üzerinden veri taşımayı planlamışlar. İşte burada kemikler devreye giriyor zira yapılan araştırmaya göre kemikler bu iş için son derece uygun yapıdalar. Yaptıkları araştırmalarda kemiklerin ses üzerinden verileri şaşırtıcı hata payıyla aktardığını görmüşler. Kabaca anlatmak gerekirse, vüdudun belirli yerlerine titreşimler uygulamışlar ve bu titreşimlerin vücudun farklı yerlerinden nasıl algılandığını ölçmüşler. Bu ölçüm sırasında Frekans Değişim Değeri (frequency shift keyed) sinyallerini kullanmışlar. FDD 0 ve 1’ler arasındaki en iyi ayrımı ifade ediyor. 0 bir frekansı, 1 ise başka bir frekansı temsil etmekte. İşte bu ölçüm sırasında vücüdun belirli yerlerine giyilen araçları düşünerek (örneğin bilekteki saat, kemerdeki cep telefonu, kulağın arkasındaki kulaklık gibi) değerlendirme yapmışlar ve uygulamayı bu yönde test etmişler. Sonuç yukarıda belirtildiği gibi düşük güçteki titreşimlerde bile son derece iyi. Michael Liebschner ve Lin Zhong son olarak şunu söylemiş:

Buradaki en büyük avantaj güvenlik. Tüm veri iletimi insan vücudunun içinde ve sadece doğrudan fiziksel temasla gerçekleşiyor. İleride belki de insanlar el sıkışarak veri değiş-tokuşu yapabilecekler.


Feedback

  Comments: 1


  1. Gerçekten de en büyük avantaj güvenlik olur. Bunun dışında her konu için bir aygıt taşıdığımız düşünülürse (foto,mp3,cep vs..) bunları depoladığımız bir ortamda örneğin istediğim mp3’ü çalsam, sesi direkt kulağıma verse kulaklık olmadan. Uçtum biraz ama aynısı fotolar için de olabilir. (göz) :)

Your feedback